| DIŞ CEPHE
PROBLEMLERİ
Yosunlanma:
Yosunlanmanın nedeni ortamda
bulunan fazla nemdir. Dış yüzeylerde çok görülen
bir sorundur. Çimentolu yüzeylerde daha rahat
oluşur.
Çözüm: Nemin kaynağı dikkatlice
belirlenerek, drenajla fazla nemden kurtulmaya
çalışılmalıdır. Yüzeyde bulunan yosunlar fırça
yardımıyla temizlenebilir. Sonra yüzey suyla yıkanmalı
ve kurumaya bırakılmalıdır. Kabarmış boya varsa
spatula yardımıyla kaldırılmalıdır. Temizleme
işlemlerinde oluşacak tozdan korunmaya dikkat
edilmelidir. Yüzey uygun hale geldikten sonra
boyama gerçekleştirilebilir.
Timsah derisi vari kabarma,
çatlak ve pütürlenmeler:
Yüzeye gereğinden fazla boya
uygulanmasından dolayı oluşur. Mevsimsel ısı değişikliklerine
göre ince boya tabakasında genişlemeler ve büzülmeler
olur. Ancak boya kalın uygulandığı takdirde katmanlar
arasında bir yapışma sorunu oluşur ve ısı değişikliklerine
aynı şekilde tepki verilmez. Bu da çatlakların
oluşmasına neden olur. Ayrıca çok güçlü katkı
maddeleri içeren boyalar eski yüzey üzerine uygulandığı
zaman, yeni boyadaki güçlü katkılar alttaki boyayla
reaksiyona girerek boyanın formunun bozulmasına
ve pütürlenmeler oluşmasına neden olur. Bunların
yanında; esnek lateks astar üzerine, sert alkid
uygulanması durumunda yine bu sorun ortaya çıkar.
Çözüm: Pütürlenen yüzeyler
zımparalanabilir ya da taşlanabilir. Kabaran ve
çatlayan yüzeylerse tüm boya kalkıncaya kadar
kazınmalıdır. Temizleme işlemlerinde oluşacak
tozdan korunmaya dikkat edilmelidir. Yüzey lateks
astarla astarlanmalı, daha sonra lateks son kat
boyayla işlem bitirilmelidir.
Kabararak soyulmalar:
Nem, henüz hazır olmamış yüzeye
boya uygulanması ve olması gerekenden düşük ısıda
boyanın uygulanması muhtemel nedenlerdir.
Çözüm: Basınçlı suyla
kabaran bölgeler sökülmelidir. Daha sonra bölge
nemden arındırılmalı, gerekirse zımparalanmalı
ve boya uygulanmalıdır.
Yanma
Kullanılan bazı sıvalarda değişik
miktarlarda kireç bulunur. Kireç miktarı sıvanın
nerede kullanılacağına göre değişir. Özellikle
şantiyede eklenen kireç daha fazla soruna neden
olur. Sıva, çimento ve betonun alkalinitesi pH
değerleriyle gösterilir. Taze çimentonun pH değeri
13-14 gibidir. 30 gün içerisinde bu değer 9’a
kadar düşer. pH 9, pH 13’ten daha az alkalindir.
Boya daha az alkalin yüzeylere uygulandığında
daha iyi sonuç verir. Beton yüzeylere tekrar nemli
bir madde uygulandığı zaman pH değeri -dolayısıyla
alkalinite- tekrar yükselir ve bu da boyanın üzerinde
tuzvari kristaller oluşmasına, kabarmasına ve
soyulmasına neden olur.
Çözüm: Nemli bölgeler
boyanacaksa, nem kaynağından kesinlikle kurtulmak
gerekir. Daha sonra var olan boya kaldırılmalı
ve yeni boya sürülmeden önce yüzeyin tamamen kuruduğundan
emin olunmalıdır. Kullanılacak boya da çok dikkatli
seçilmelidir. Sıcak yüzeylerde boyanın ömrü ortalama
altı aydır. Vinil akrilik esaslı boya daha iyi
performans gösterir ancak o da sonunda bozulur.
%100 akrilik esaslı boya en iyi performansı verecektir.
Su buharının boyanın oluşturduğu ince tabakadan
geçişini sağlayan boyalar en iyi seçim olacaktır.
Tebeşirlenme:
Dış yüzeylerde hava koşullarından
dolayı tebeşirlenme kaçınılmazdır. Çok fazla tebeşirlenmiş
yüzeylere yeni boya uygulanması soyulma sorununu
doğurur.
Çözüm: Yüzey tüm tebeşirlenme
giderilene kadar yıkanır. Temiz suyla durulama
yapılır ve kurutulur.
Ahşabın kararması ve bozulması:
Ahşabın kararması güneş ışığından
kaynaklanır. Herhangi bir kaplaması olmayan ahşapta
görülür. Bazen verniklere ve az pigmentli koyulaştırıcı
maddelere rağmen de görülebilir. Her ağaç çeşidinde
farklı derecede koyulaşma gözlenebilir. Eğer nem
ağacın içine işlediyse verniklenmiş yüzey kabarır.
Çözüm: Ahşap çok fazla
süre direkt gün ışığına maruz kalmamalıdır. İnşa
işlemi biter bitmez boya sürülürse daha iyi sonuç
alınabilir. Kararan ahşaplar zımparalanabilir.
Eğer ortamda nem varsa nemden kurtulduktan sonra
boya uygulanmalıdır. Zeminde yarı geçirgen kimyasallar
kullanılmalıdır. Zımparalama işlemi gerçekleştirilecekse
tozdan korunmaya dikkat edilmelidir.
Renk değişimi:
Sebebi ne olursa olsun yüzeydeki
boyaların renklerinin değişmesi bu sınıfa girer.
Mesela herhangi bir su sızıntısı ya da nem nedeniyle
boyanın koyulaşması, boyanın üzerinde beyaz toz
oluşması, siyah lekelenmeler, ahşap yüzeylerde
yer yer kırmızılaşmalar, beyaz boyanın sararması,
dayanıksız organik pigmentlerin kullanımı sonucunda
boyanın üzerinde çok farklı renklerin oluşması
ve tozlanmış eski boyanın üzerine yeni uygulanan
boyanın rengini tam olarak gösterememesi bu duruma
örnektir.
Çözüm: Boyadaki renk değişimi,
sorunun çözümü için gösterge olarak kullanılır.
Bazısı boyayla, bazısı yüzeyle ilgilidir. Ancak
renk değişimi, boyanın yüzeyi koruyucu özelliğini
yitirdiği anlamına gelmez.
Yüzeyde baloncuk şeklinde
şişme oluşması:
Genel anlamda bir yapışma sorunudur.
Boyanın yüzeye iyi yapışmaması ve buna bağlı olarak
kabarıp baloncuklar oluşturmasıdır. Çok sıcak
havalarda boya uygulaması yapılırsa görülebilir.
Ya da nemli bir yüzey üzerine yağ bazlı veya alkid
boya uygulanması aynı sonucu doğurur. Ayrıca bu
durum, yüzeylerde bulunan ahşap ek parçalarında
da görülür. Ahşap ek parçanın kenarları, dış etkilerden
yeterince korunmamışsa yağmur, eriyen kar suyu
ve oluşan nem ahşabın içine nüfuz eder. Mevsimlere
göre oluşan ısı farklılıklarından genişleyen ya
da büzülen ahşabın içine su ve nem işlediğinde
yapısı bozulur. Bunların sonucu olarak yüzeydeki
boyada çeşitli deformasyonlar oluşur.
Çözüm: Çok fazla deformasyona
uğramış parçalar değiştirilmelidir. Fazla zarar
görmemiş parçalar tekrar kullanılabilir ama boyanın
görünüşünü kötü etkileyebilir. Bu parçalar eğer
tekrar kullanılacaksa nemden ve su nüfuzundan
çok iyi bir şekilde korunmalıdır.
Beyaz kristaller oluşması:
Bu durum eğer ortamda tuz ve
nem bulunuyorsa görülür. Yüzey tuz ve nemden temizlenmezse
kristallerin boyutları büyümeye başlar. Tuz, sıvadan
veya betondan kaynaklanır, nemse herhangi bir
ufak çatlaktan ortaya çıkar. Tuz sıvadan kaynaklanıyorsa,
mesela tuğlaların arasındaki sıvadan kaynaklanıyorsa,
kristalleşme sıvanın üzerine denk gelen yerde
bir çizgi halinde oluşur.
Çözüm: Kristalleşme devam
ettiği sürece boya uygulanmamalıdır. Tuz kristalleri
bir fırça yardımıyla temizlenmelidir. Bu işlem
suyla yapılırsa sorun daha da ilerleyebilir. Duvara
nem girişi olan yerler de onarılmalıdır. Yüzey
tamamen kuruyuncaya kadar beklenmelidir.
Solma:
Eğer boya direkt güneş ışığına
maruz kalırsa solabilir. Zamanla daha belirgin
hale gelir bu soluklaşma. Çok az ve homojen solmalar
normal kabul edilebilir. Çok fazla tebeşirlenme
oluşmuşsa, bu da boyayı daha solgun gösterebilir.
Çözüm: Eğer soluklaşmadan
başka tebeşirleşme sorunu varsa, bu temizlenmelidir.
Lateks üst kat boyalar solmayı çok iyi şekilde
engelleyebilir.
Kabararak tabaka halinde dökülmeler:
Boyanın tabakalar halinde uygulandığı
yüzeyden koparak dökülmesidir. Yüzeyde oluşan
çatlaklar bu duruma neden olur. Özellikle ahşap
yüzeylerin mevsim ve dolayısıyla ısı değişikliklerine
verdiği genişleme ve büzülme tepkilerine boya
dayanamaz ve tabakalar halinde dökülmeler görülür.
Özellikle sert damarlı ahşap yüzeylerde, boya
ahşaba nüfuz edemez ve bu sorunun oluşmasına yol
açar. Bununla beraber, gereğinden fazla inceltilmiş
boyanın çok ince uygulanması ya da serin ve rüzgarlı
hava şartlarında son kat boyanın çok çabuk kuruması
da aynı sonucu doğurur.
Çözüm: Boyanın altına
uygulanacak bir kimyasalla, boyanın ahşaba nüfuz
etmesi kolaylaştırılmalıdır. Boya uygulanmadan
önce ahşap direkt olarak açık havaya maruz bırakılmamalıdır.
Eğer ahşap çok fazla sert damarlıysa değiştirmek
en uygun çözümdür. Boya yapılacak yüzey ahşap
değilse, boyamadan önce lateks astar uygulanmalıdır.
Buzlanma gibi beyaz kristaller
oluşması:
Bu kristal oluşumu daha çok koyu
renk boyalarda ve yağmur suyunun temizleyici etkisinin
ulaşamadığı bölümlerde görülür. Bu kristaller,
boya çok fazla neme (yağmur, yoğunlaşma, çiğ,
vs nedeniyle) maruz kaldığı zaman ya da uygulama
sırasındaki çok serin havalardan dolayı oluşur.
Çözüm: Isısı ayarlanabilir
bir ortamda, boyanın uygulanması ve kuruması için
gerekli ısıda ortam oluşması sağlanmalıdır. Kristal
oluşumunun ilk evrelerinde ılık temiz suyla bu
bölgeler yıkanabilir. Suda çözünen kristaller
yok olacaktır. Bir iki kez daha bu uygulama yapılırsa
kristaller tamamen temizlenebilir. Eğer kristaller
suda çözünmüyorsa başka yollar denenmelidir. Öncelikle
yüzey iyice kurutulmalıdır. Sonra yavaşça kristaller
-alttan boya belirinceye kadar- zımparalanabilir.
Daha sonra alkid bir astar yapılabilir. Alkid
ya da lateks boya uygulanmalıdır.
Küf:
Küf oluşumunun nedenleri şöyle
sıralanabilir: ortamdaki çok fazla ve uzun süreli
nem, ortamdaki yüksek ortalama sıcaklık (küf oluşumu
için optimum sıcaklık 25 °C’dir), ortamdaki hava
akımının az oluşu (akımla değişmeyen hava, küf
oluşumunu hızlandırır), boyanın uygulandığı yerdeki
kir ve toz durumu, açık renk boyalar (koyu renk
boyalar güneş ışınlarını emer ve yüzeyi ısıtır,
bu da küf oluşumunu engeller).
Çözüm: Küflenmiş bölgeler,
üç birim su ve bir birim çamaşır suyu karışımıyla
temizlenebilir. Karışım bir fırça ya da sprey
yardımıyla uygulanabilir. Eğer bu uygulamayla
küf temizlenemezse, fırçalama yapılabilir. Daha
sonra temiz suyla yüzey yıkanmalı ve iyice kurumaya
bırakılmalıdır.
Soyulma:
Soyulmanın en temel nedeni, boya
yapılacak yüzeyin boyaya iyi hazırlanmamış olmasıdır.
Bu nedenden dolayı uygulanan boya yüzeye tam olarak
yapışmaz. Böylelikle soyulmalar ve dökülmeler
oluşur. Yapışmamanın nedenleri şunlar olabilir:
cilalı ya da mumlu bir yüzeyin üzerine boya uygulanması;
boya eğer ahşaba uygulanmışsa, ahşapta oluşan
aşırı nem; çok eski bir kat boya üzerine yeni
boya uygulanması; tebeşirlenmenin çok fazla olduğu
bir yüzey üzerine boya uygulanması. Soyulmaya
neden olan diğer sorunlar ise yüzeyin kirli, pis,
makine yağlı, tozlu, küflü, çok parlak ve çok
kalın bir tabaka eski boyayla kaplı olmasıdır.
Soyulmaın bir başka sebebi de lateks boyanın tavsiye
edilenden daha düşük bir ısıda uygulanması olabilir.
Çözüm: Yüzeyin boya uygulamasından
önce uygun şekilde hazırlanması soyulmayı önleyecektir.
Eğer soyulma buna rağmen devam ediyorsa tüm boya
kaldırılmalıdır. Yüzey eğer ahşapsa iyice zımparalanmalı
ve kurutulmalıdır. Yüzeydeki tüm kir, pis, küf
ve toz deterjanlı suyla temizlenmelidir. Çok parlak
yüzeylerin parlaklığı alınmalıdır. Tüm yüzey bol
suyla iyice durulanmalı ve kurumaya bırakılmalıdır.
Galvanizli metal üzerinde
oluşan soyulma:
Genel geçer bir kural olarak
boyalar düz metal yüzeylere iyi yapışmazlar. Galvanizli
metal düz olmasının yanı sıra -paslanmayı önlemesi
için- ince ya da kalın bir yağ tabakasıyla kaplıdır.
Böyle bir metal, soğuk ve nemli bir ortamda boyanırsa,
boyanın kuruması gecikir ve bu da boyanın buruşmasına
ve yüzeye tam olarak yapışamamasına neden olur.
Alkid boyalar baştan çok iyi sonuç vermelerine
rağmen sonradan bozulurlar. Galvanizdeki çinko,
boyanın içindeki alkidle kimyasal reaksiyona girer
ve çok şiddetli bir boya soyulması meydana gelir.
Galvanizli metal açık havaya maruz kalırsa, galvanizin
içindeki çinko bitene kadar beyaz bir pas tabakası
oluşur. Çinko bitince, metal kırmızı bir renkte
paslanmaya devam eder.
Çözüm: Koruyucu yağ tabakası
tamamen kaldırılmalıdır. Bu işlem için kimyasal
karışımlı su kullanılabilir. Ancak çoğu kimyasallar
-özellikle de mineral kaynaklı olanlar- temizleme
sonrası çok ince bir film tabakası halinde kalıntı
bırakırlar. Bu da boyanın iyi yapışmasını önleyen
başka bir etkendir. Açık havaya maruz kalmış ve
beyaz pas yapmış metallerin pası, boya uygulanmadan
önce bir fırça yardımıyla temizlenmelidir.
Kontrplak çatlakları:
Havadaki nem oranının değişimi
sonucu oluşan genişleme ve büzülmeler bu çatlakları
oluşturur. Kontrplak, ince ağaç tabakaları kullanılarak
üretildiği için çatlamaya eğilimlidir. İnce boya
tabakası da kontrplak çatladığı zaman çatlar ve
bu kılcal çatlaklar zamanla büyüyerek dökülmelere
neden olur.
Çözüm: Eğer yüzeye ilk
kez boya yapılacaksa temizleme ve zımparalama
işlemlerinden sonra lateks bir astar sürülmelidir.
Eğer boyalı bir yüzeye boya uygulanacaksa zımparalama
yapılmalı, yüzey iyice kurutulmalı, lateks astar
sürülmeli ve boya sonra uygulanmalıdır. Eğer çatlaklar
çok fazla ise kontrplak değiştirilmelidir.
Pas akıntısı:
Nemli ortamda bulunan çiviler
zamanla paslanır. Duruma göre bu pas kırmızı ya
da siyah görünür. Çivi başları daima kırmızı paslı
gözükür. Eğer çivi sökülüp bakıldığında tamamının
paslandığı görülürse, yüzey neme doymuş demektir.
Siyahlaşan çivi başları genellikle boyanın altında
kalanlardır ve boyanın yüzeye yapışmasını engellerler.
Üzerlerindeki boya tabakası dökülünce, siyahlaşma
kırmızıya dönüşür.
Çözüm: Nemin kaynağı belirlenmeli
ve yüzeye etkisi önlenmelidir. Çiviler, galvanizli
ya da paslanmayan çivilerle değiştirilmelidir.
Sökülemeyen çiviler iyice temizleninceye kadar
zımparalanmalıdır. Boya uygulanmadan önce çiviler,
silikonla ya da astarla kaplanmalıdır.
Boyanın suyla ya da nemle
çözünmesi:
Boya üretiminde (özellikle lateks)
suda çözünen birçok madde kullanılmaktadır. Bu
boyalar sıcak ve nemli gündüz vakitlerinde uygulanıp,
gecenin serinliğinde kurumaya bırakılınca, yüzey
kurur ancak küf de oluşur. Oluşan küf kuruma süresini
uzatır ve küfteki nem boyanın içindeki suda çözünen
başka maddelerle reaksiyona girer. Su buharlaşınca
geride lekeler, parlaklıklar ve izler bırakır.
Çözüm: Boya uygun ısı
şartlarında uygulanmalı ve kurumaya bırakılmalıdır.
Lekeler ve izler oluşunca, hemen temiz suyla (yüzeyde
çok yer etmeden) temizlenmelidir. Bir fırça yardımıyla
hafifçe fırçalanabilir. Eğer leke ve izlerden
bu şekilde kurtulunamıyorsa, uygun ısı şartlarında
yeniden boyamak gerekebilir.
Saçak altlarındaki boyanın
kalkması:
Bu durum, eğer eski ve parlaklaşmış
boyanın üzerine yeni boya uygulanırsa veya yeni
boya uygulanmadan önce yüzeyde oluşmuş tuzlar
tam temizlenmemişse görülebilir. Bu tuzlar görünmeyen
bir film tabakası oluştururlar ve yeni boyanın
yüzeye yapışmasını engelleyerek soyulmasına neden
olurlar.
Çözüm: Yüzey, boya uygulamasından
önce zımparalanmalı ve bol su ve deterjanla iyice
yıkanmalıdır. Bol suyla durulanmalı ve kurumaya
bırakılmalıdır.
Cilanın kusması:
Bu durum, sanki yüzeyde nokta
nokta kirler varmış gibi görünerek göze çarpar.
Rengin bozulması küf oluşumu gibi de gözükebilir
ancak çamaşır suyuyla temizlense bile çıkmaz.
Boyayla ilgili bir sorun değildir bu. Yüzeyde
boya uygulanmadan önce kalan kir ve pislik buna
neden olur.
Çözüm: Eğer yüzeyde çok
cila varsa bu temizlenmelidir. Çamaşır suyu kullanılarak
temizlik yapılınca, hâlâ kirler ve lekeler çıkmıyorsa
ortamda cila var demektir. Naftalin çözeltili
veya mineral katkılı kimyasal maddelerle yüzey
iyice temizlenebilir. Daha sonra bol suyla durulanmalıdır.
Tüm yağlı ve cilalı tabaka kalkıncaya kadar temizleme
işlemine devam edilmelidir. Yüzey yeni boya uygulamasından
önce çok iyi şekilde kurutulmalıdır.
Zayıf yapışma:
Eğer boya, yağlı veya çok düz
bir yüzeye ya da tozlu ve pis bir yüzeye uygulanırsa,
bir önceki boya zımparalanarak çıkarılmazsa ve
tam kurumamış bir katın üzerine yeni kat uygulanırsa
bu sorun oluşur.
Çözüm: Yüzey iyice temizlenerek
boyaya hazır hale getirilmeli ve boyama işlemi
tekrar edilmelidir.
Portakal kabuğu görüntüsü
oluşması:
Eğer kullanılacak boya çok inceltilirse
ve katlar tam kurumadan üst üste boya uygulanırsa
bu sorun oluşur.
Çözüm: Yüzey zımparalanarak
eski boya çıkarılmalıdır. Katlar arası yeterli
kuruma zamanı bırakılarak yeniden boya yapılmalıdır.
Akıntılar oluşması:
Eğer kullanılacak boya yeteri
kadar inceltilmemişse ya da yanlış tiner kullanılmışsa
bu sorun ortaya çıkar.
Çözüm: Yüzey zımparalanarak
düzgünlüğü alınır. Doğru tinerle, olması gerektiği
kadar inceltilen boya yüzeye tekrar uygulanır.
Kapama sorunu:
Kullanılacak boyanın iyi karıştırılmaması,
gereğinden fazla inceltilmesi, çok ince bir film
tabakası uygulanması ve yanlış boyama teknikleri
kullanılması sonucu boya, altındaki tabakayı örtme
işlevini yerine getiremez.
Çözüm: Yüzey zımparalanarak
boyaya uygun hale getirildikten sonra, doğru kıvamda
inceltilen boya en az iki kat olmak üzere uygulanır.
Kat uygulamaları arasında en az 4 saatlik kuruma
süresinin bırakılması gerektiği unutulmamalıdır.
Pigmentlerin yüzmesi:
Kuruma sırasında bir ya da daha
fazla pigment diğerlerinden ayrılarak film tabakası
üzerinde bir yerlerde birikir. Bunun nedeni yanlış
çeşit tiner kullanımı ya da boyanın gereğinden
fazla inceltilmesidir.
Çözüm: Boya olması gerektiği
gibi inceltilip iyice karıştırıldıktan sonra zımparalanmış
ve temizlenmiş yüzeye tekrar uygulanır.
Buruşukluk-kırışıklık:
Boyanın çok hızlı uygulanması
(özellikle yağ bazlı ve alkid boyalar kullanılıyorsa),
çok sıcak bir yüzeyin sıcak bir günde boyanması,
henüz kurumamış boyanın yağmura ve neme maruz
kalması, henüz kurumamış alt katın üzerine son
kat boyanın uygulanması ve kirli, pis yüzeylere
boya uygulanması bu sorunu doğurur.
Çözüm: Buruşmuş ve kırışmış
yüzey zımparalanarak eski boya temizlenir. Astar
uygulanır ve iyice kuruması beklenmeden boyamaya
geçilmez. Eğer çok sıcak veya çok serin bir havada
boya uygulanması zorunluysa, kuruması için ekstra
zaman verilmelidir.
|