Uzmanların bilgi ve iletişim platformuna hoşgeldiniz!  
 
 

BOYAYA DAİR

Genel ve Kısa Bilgiler

Boya, dört ana maddeden oluşur. Bunlar pigmentler, bağlayıcılar, kimyasal katkılar ve çözücülerdir. Pigmentler toz halindeki katı taneciklerdir. Boyaya, örtücülük, renk, dayanıklılık ve parlaklık özelliklerini verirler. Bağlayıcılar pigmentleri bir arada tutar ve boya filmini meydana getirirler. Boyaya, yapışma, sertlik, sağlamlık, dış etkenlere karşı dayanıklılık özelliklerini verirler. Kimyasal katkılar, boyanın özelliklerini iyileştirmek için kullanılır. Örneğin; küfe dayanıklılık ve akışkanlık gibi. Çözücüler uçucudur ve boya uygulanırken, boyanın özelliklerini değiştirmeden inceltici görevi görürler.

Boya uygulamasından önce yapılacak yüzey hazırlığı çok büyük önem taşır. Nemli ve pis yüzeylere kesinlikle boya uygulanmamalıdır. Yüzey önce nem probleminden arındırılmalı ve iyice temizlenmelidir. Eğer boya yapılacak yüzey parlaksa, boyanın iyi yapışması için mutlaka matlaştırılmalıdır. Yüzey hazırlığı yapıldıktan sonra, boyanın yüzeye daha iyi yapışmasını sağlamak ve boya sarfiyatını azaltmak için astar uygulaması yapılmalıdır. Beton, ahşap ve metal yüzeyler için farklı astar türleri vardır. Astar sonrası eğer yüzeyde bozukluklar göze çarpıyorsa macunlama işlemiyle bunlar giderilmelidir. Macun iyice kuruduktan sonra zımparalanarak ikinci kat astar uygulanmalıdır. Bunun üzerine son kat boya sürülebilir. Beton yüzeylerin iyice kuruması beklenilmelidir. Genel geçer bir kural olarak, boya uygulaması –5 °C’nin altında, direkt güneş ışığı altında, yoğun yağışta ve sert rüzgarda yapılmamalıdır. Boya yapılacak yüzeylerin belli bir sertlikte olması gerekir. Çok yumuşak yüzeyler zımpara veya tel fırça yardımıyla sertleştirilebilir.

Uygulama ve
görünüm özellikleri

İç mekan
boya özellikleri

Dış mekan boya özellikleri

Renk

Leke dayanımı

Rengin korunması

Kapama

Darbelere dayanımı

Küfe karşı dayanımı

Akışkanlık ve Kat

Sararma yapmaması

Baloncuk
oluşturmaması

Parlaklık derecesi

Alkalin temizliğe
dayanımı

Pisliğe dayanımı

Bozulma eğilimi

Yanmaya dayanımı

Soyulmaya dayanımı

Sızıntı eğilimi

Engelleme dayanımı

Alkali dayanımı

BOYAMA KILAVUZU

İç cephe boyama işlemleri

Boyamadan önce: Rutubet veya su sızıntısı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Su sızıntısı varsa kaynağından kontrol altına alınmalıdır. Sıvanın düzgün ve sağlam olduğundan emin olunmalıdır. Varsa eğer çatlaklar doldurulmalıdır.

Yüzey hazırlığı: Yeni sıva yapılmış bir yüzeyin, boya uygulanmadan önce iyice kuruması beklenmelidir. Eski boya artıkları ya da fazlalıklar temizlenmelidir. Yüzey zımparalanmalı ve tozdan, kirden ve yağdan arınmış olduğundan emin olunmalıdır. Eski kaplamalardan kalan parlak yüzeyler varsa zımparalanmalıdır. Yüzey temizlendikten sonra iyice kurumaya bırakılmalıdır.

Boyama: Önce astar uygulaması yapılmalıdır. Gerekiyorsa macun çekilmeli ve daha sonra yüzeyin düzgünlüğünden emin olmak için zımparalanmalıdır. Daha sonra bir kat daha astar uygulanmalıdır ve 10-12 saat kuruması beklenmelidir. Son kat sürülecek olan boya inceltilmeli ve uygulanmalıdır. Genelde 2 ya da 3 kat son boya yeterli olmaktadır. Katlar uygulanmadan aralarında 4-8 saat aralık bırakılmalıdır.

Dış cephe boyama işlemleri

Boyamadan önce: Dış cephe boya uygulamalarında en önemli nokta yüzeydeki bozuklukların ve pisliklerin giderilmesidir. En çok rastlanan problem duvarlardaki çatlaklardır. Bütün drenaj boruları pas ve sızıntı kontrolünden geçirilmelidir. Herhangi bir bozukluğa rastlanırsa onarılmalıdır. Çatılara daha fazla özen gösterilmelidir. Köşelerde ve su borularında oluşabilecek çatlaklar kontrol edilmelidir. Çatıdaki düzgün nem ve su yalıtımı duvarlardaki boyanın performansını da artıracaktır.

Yüzey hazırlığı: Yeni sıva uygulanmış yüzeyler boyanmadan önce 2-3 ay kurumaya bırakılmalıdır. Boyanın daha uzun zaman dayanması isteniyorsa, uygulanmadan önce yüzeyin tozdan, kirden ve yağdan arındırılmış olmasına dikkat edilmelidir. Eğer yüzeyde mantar ya da küf oluşumu varsa, fırçalanarak iyice temizlenmeli ve sonra temiz suyla yıkanmalıdır. Su birikme ihtimalinin fazla olduğu yatay yüzeylerde özellikle çok dikkatli temizlik yapılmalıdır. Daha önceki kaplamasından dolayı parlak olan yüzeyler zımparalanarak daha mat hale getirilmelidir. Bu, yüzeyle boya arasında daha iyi yapışma sağlayacaktır. Beton yüzeyler düzeltilip yıkanarak temizlenmeli ve kurumaya bırakılmalıdır. Boyamadan önce yüzeyde tebeşirlenme olmadığından emin olunmalıdır. Yağmur altında boya uygulanmamalıdır. Eğer böyle bir durumla karşılaşılırsa, yüzeyin güneşte 2-3 gün kuruması beklenip boyaya ondan sonra başlanmalıdır.

Boyama: Dış cephede astar çok gerekli değildir. İki kat son kat boyası inceltilerek uygulanmalıdır. İki kat genellikle yeterli olmaktadır. Ancak, yeni sıva yapılmış yüzeylerde %100 suyla inceltilmiş astar, boyadan önce gerekli olabilir. Kat uygulamaları arasında 4 saatlik bir ara vermek gereklidir. Yatay yüzeyler için üçüncü bir katın daha uygulanması tavsiye edilmektedir.

Metal yüzeylerde boyama işlemleri

Yüzey hazırlığı: Yüzey kirden, tozdan, yağdan, pastan ve nemden arındırılmış olmalıdır. Kuru yüzey, metal astarı ile bir kat astarlanmalıdır. Altı saat kadar kuruması beklenmeli ve zımparalanmalıdır. Bundan sonra ikinci kat astar uygulanmalıdır.

Boyama: Bir gece bekledikten sonra gerektiği kadar inceltilerek son kat boyası uygulanmalıdır. Kat uygulamaları arasında en az 8 saat kuruma süresi bırakmak gereklidir. İlk kat kuruduktan sonra zımparalanmalı, ikinci kat bu işlemden sonra uygulanmalıdır.

Ahşap yüzeylerde boyama işlemleri (şeffaf)

Yüzey hazırlığı: Yeni yüzeyler, tahtanın sertliğinin gitmesi amacıyla dokusu yönünde zımparalanmalıdır. Daha sonra ufak boşlukların ve deliklerin dolması için dolgu malzemesi uygulanır. Fazla gelen dolgu maddesi doku yönünde toplanmalıdır. 30 dakika sonra gerekirse dolgu maddesi bir kez daha uygulanmalıdır. 2-3 saat kuruma zamanı bırakılmalıdır. Daha sonra yüzey zımparalanmalıdır.

Boyama: Boyanacak yüzeyin tozdan arındırılmış olmasına dikkat edilmelidir. Fırçayla ya da spreyle uygulanacak 2 ya da 3 kat şeffaf kaplama yeterli olacaktır. Parlaklık ve dekoratif görüntünün sağlanması için 2-3 kat son kat kaplama uygulanmalıdır. Cilalı bir yüzey varsa eğer; zımparalanarak ve temizlenerek boyaya hazır hale getirilmelidir. Gerekirse tüm eski cila kaldırılabilir.

Ahşap yüzeylerde boyama işlemleri (opak)

Yüzey hazırlığı: Daha önceden boyanmış yüzeyler zımparalanmalı ve tozlar temizlenmelidir. Gerekiyorsa, yüzeydeki bozuklukları kapatmak için, daireler çizen hareketlerle dolgu malzemesi uygulanmalıdır. Dolgu malzemesinin amacı boşlukları doldurmaktır. Macun olarak kullanılmamalıdır. Fazla gelen dolgu malzemesi yüzeyden alınmalıdır. 30 dakika sonra gerekirse bir kez daha dolgu malzemesi uygulanabilir. 2-3 saat kuruma süresinden sonra yüzey zımparalanmalıdır.

Boyama: Enameller fırçayla ya da spreyle uygulanabilir. Enamelin kuruma süresi uzundur; bu yüzden kuruma süresi boyunca toz olmamasına dikkat edilmelidir. Genelde iki kat boya yeterli olmaktadır. Ancak, eski boyanın tonu yeni boyadan koyuysa üçüncü kata ihtiyaç duyulabilir.

Boya uygulaması hakkında genel hatırlatmalar

  • Fırçayla boya yapıldığında silindire oranla daha kalın bir boya tabakası oluşur. Alkid/yağ bazlı boyalarda doğal ya da sentetik kıllı fırçalar kullanılabilirken, lateks ya da akrilik boyalarda sentetik kıllı fırçalar kullanılmalıdır.
  • Fırçaya çok fazla boya tutturulmamalıdır. Ayrıca fırçanın ucu değil yan yüzleri kullanılmalıdır.
  • Silindirle çalışılırken, çok hızlı ve bastırılarak yapılan boyada kabarcıklar ve balonlar oluşur.
  • Fırça kutuya tekrar daldırılmadan önce duvarda ıslak bir son nokta bırakılmalıdır. Boya fırçaya alındıktan sonra tekrar bu ıslak yerden boyamaya devam etmek, duvarda oluşacak izleri önler, bir bütünlük görüntüsü oluşturur.
  • Boyama işlemi bittiktan hemen sonra fırçalar temizlenmelidir. Lateks veya akrilik boyalarla kullanılan fırçalar sabunlu suyla iyice yıkanıp kurumaya bırakılmalıdır. Alkid/yağ bazlı boyalarla kullanılan fırçalarsa önce tinerle, daha sonra sabunlu suyla yıkanmalıdır.
  • Herhangi bir çitte ya da duvar kaplamasında dikey duran tahtalar boyanacaksa, yukarıdan aşağıya doğru önce yüzeyleri boyanmalıdır. Yatay durumdaki tahtalar boyanacaksa, önce aralarındaki boşluklar boyanmalı daha sonra yüzeylere geçilmelidir.

RENKLER

Renkler üç ana grup altında toplanır:

Birincil Renkler: Kırmızı, Mavi, Sarı. Bu renkler diğer renkler kullanılarak elde edilemez.

İkincil Renkler: Turuncu, Yeşil, Mor. Bu renkler eşit miktarda iki ana rengin karışımıyla elde edilebilir. Kırmızı ile sarının birleşmesinden turuncu; mavi ile kırmızının birleşmesinden mor; mavi ile sarının birleşmesinden de yeşil elde edilir.

Üçüncül Renkler: Bu renkler, birincil ve ikincil renklerin farklı oranlarda birleştirilmesinden oluşur.

Bazı ortamlar için önerilen renkler vardır. Mesela, pastel renkler çizim odası için uygundur. Gri, mutfak ve yemek yenilen mekanlar için önerilir. Mavi ve yeşil yatak odaları için çok uygundur. Renkler tamamlayıcı renkleriyle çok iyi uyum sağlarlar. Örneğin; mavinin tamamlayıcı renkleri sarı, yeşil ve beyazdır. Eğer yatak odası için mavi seçilirse, duvarlar, kapılar ve çerçeveler sarı, yeşil ve beyazla boyanmalıdır. Açık renkler; beyaz, krem rengi, açık mavi ve yeşil ortamı olduğundan daha geniş ve ferah gösterir. Renklerin insanların ruhsal durumları üzerinde etkileri de vardır. Mesela; beyaz insanda yeterlilik duygusunu uyandırır, kırmızı uyarıcıdır, sarı ortamı aydınlatır ve sıcaklık verir, açık yeşiller doğayı çağrıştırır ve tazelik verir, kahverengi toprağı hatırlatır, mavi gökyüzünün, denizlerin rengidir ve insana serinlik hissi verir.

Boyaların bıraktığı etkiler fiziksel ve estetik olarak ikiye ayrılır. Fiziksel olarak; mekanı olduğundan büyük ya da küçük göstermek, mekanı olduğundan sıcak ya da serin göstermek, duvarı ilerletmek, tavanı alçaltmak gibi etkiler sayılabilir. Estetik olaraksa; rahatlatıcı, uyarıcı, neşeli, sofistike, modern ve geleneksel gibi etkiler söylenebilir. Kırmızı, sarı ve turuncu bir sıcaklık hissi yaratırlar ve gördüğünüz an size doğru geliyormuş hissi verirler. Mavi, mor ve yeşil serin renklerdir. Gördüğünüz an sizden uzaklaşır gibi dururlar. Açık renk boyalar daha fazla ışık yansıtır ve size daha fazla neşe verir. Açık renk boyalar mekanı daha büyük gösterirler. Koyu renkler ışığı emerler, eşyaları daha yakın gösterirler ve eğer büyük alanlarda kullanılıyorsa insan üzerinde sıkıntı yaratabilirler. Koyu renk boyalar mekanı daha küçük gösterirler. Parlak renkler eşyaları olduklarından büyük gösterirler. Bazen istenmeyen yerlerden dikkati almak için kullanılırlar. Bir mekan için boya seçilirken şekli, büyüklüğü, işlevi, duruşu ve aydınlık olması göz önüne alınmalıdır. Renkler mimari durumu değiştirmek için de kullanılabilir. Örneğin; bir odanın köşeleri koyu renk boyanarak oda kare şeklinde gösterilebilir veya yüksek bir tavan koyuya boyanarak alçakmış hissi verilebilir. Parlak ışığa maruz kalan duvarlar koyu renklere boyanmalı; bunun yanında ışık almayanlar açık renk boyanmalıdır. Yemek odaları parlak ve neşeli görünsün diye sıcak renklere boyanmalıdır. Oturma odaları açık ve rahatlatıcı renkler olan mavi ve mor tonlarında boyanmalıdır. Mutfak gibi yerler beyaz ve açık sarı gibi temizlik ve açıklık fikri veren renklere boyanmalıdır. Gün ışığı kırmızıları iyice ortaya çıkartırken, floresan ışık mavileri ortaya çıkartır. Güneye bakan mekanlar en sıcak ışınları alırken, doğuya ve batıya bakan mekanlar daha serin ışınlar alırlar. Kuzeye bakan mekanlar sıcaklığa ihtiyaç duyduğu için daha sıcak his veren renklere boyanmalıdır.

Eşyalarıyla, duvarlarıyla veya kapılarıyla bir mekanda kullanılan renk bütünlüğü şöyle adlandırılabilir: Eğer sadece tek bir ton kullanılmışsa buna monokromatik tavır denir. Renk kartelasında yan yana duran renkler kullanılmışsa buna paralel tavır denir. Tamamlayıcı tavır, renk kartelasında zıt yönlerde olan renkler kullanıldığında oluşur. Ayrık tamamlayıcı tavırsa; bir ana ton, tam zıttındaki tonun yanında bulunan iki tonla kullanıldığında oluşan durumdur. Renk kartelasında birbirinden eşit uzaklıkta olan renklerin kullanıldığı tavra da dengeli uyum adı verilir.

Yüzeyler boyalar kullanılarak ileri ya da geri hareket ettirilebilir. Parlak ve sıcak renkler, mesela sarı, turuncu ve kırmızı yaklaştırıcı renklerdir. Uzak mesafeden bile bu renkler rahatlıkla seçilebilir ve güvenlik hissi verir. Serin ve açık renkler, mesela mavi, açık gri veya mor uzaklaştırıcı renklerdir. Bu renkler uzaktan maviye çalan bir renk gibi görünürler. Açık renkler daha fazla yansıtıcılardır. Mekandaki derinlik hissini alırlar. Bu yüksek yansıtıcı özellikleri, açık renklerin mekanları daha ferah göstermesini sağlar. Parlak renkler eşyaları daha kısa gösterirken, açık renkler eşyaları olduğundan uzakta gösterir.

Küçük mekanlarda genişlik ve ferahlık hissi yaratmak için açık renk boyalar tercih edilmelidir. Herhangi bir mekanda farklı renkteki boyaların bir uyum içinde olmasına dikkat edilmelidir. Eğer bir mekanda tavan alçaltılmak isteniyorsa duvarlardan daha koyu bir renkte boyanmalıdır. Tam tersi bir istek olursa açık renk kullanılmalıdır. Eğer tavanın göze hiç çarpmaması isteniyorsa beyaza boyanmalıdır. Boya uygulanmadan önce hem gece hem gündüz kontrol edilmelidir. Çünkü bazı boyalar yapay ışıkta farklı görünebilirler. Herhangi bir duvarda bulunan boru ya da radyatör gibi nesneler duvarla aynı renge boyanmalıdır. Ayrıca ilginç bir boyama şekli aranıyorsa, bir mekanın, mesela sadece bir duvarı renkli, diğer duvarları beyaz olabilir.